21 Temmuz 2012 Cumartesi

ÇERİ DOMATESLERİM :))


   Saksıda çeri domates ancak bu kadar oluyo ama olsun oldu ya...
ilk defa bir sebze yetiştirdim çok heyecanlıydı :)) hemde çekirdekten yetişti. o topraktan ilk çıkış anı fidenin büyüyüşü çiçek açışı o çiçeklerin meyveye dönüşü o meyvelerin büyüyüşü sabırsızlıkla kızarmalarını bekleme anı hepsi çok güzeldi. Keşkem her anını fotoğraflasaydım :(
görenler normalde bunlar kocaman oluyor diye moralimi bozsa da olsun önemli değil küçük olsun benim olsun dimi. O kadar heyecanla, keyifle ve sevgiyle büyüttüm ki eşim şaşırdı kaldı çünkü ben 5 yaşından beri domates yemiyorum :)))
Aslında bu kadar emek verdiğim bir şeyin tadına bakabilmeyi çok isterdim ama dometes yemeyişimin psikolojik bir nedeni var ve bunu aşamıyorum. Eşim bana nispet yapıp duruyor. karşımda yiyip hımmmmmmmm nasılda leziz nasıl da organik diyip duruyo :)) bende kızıyorum ben onları besledim büyüttüm onlar benim evlatlarım gibi yeme domateslerimi diye :D
seneye salatalık falan yetiştiriyim baaari olmuyo böle....

20 Temmuz 2012 Cuma

RAMAZAN -I ŞERİFLERİNİZ HAYROLSUN

taze hurma
 Nerdeyse 1 ay olmuş bloğuma yazı eklemeyeli vay vay vay ne kadar da boşlamışım ben, hem bu boşlamayı telafi etmek adına hemde mübarek ramazanınızı kutlamak adına bir post yazayım dedim. İşler mi yoğun? tatilde misin? çok mu meşgulsun? misafirin mi var? şeklinde merak eden sevgili arkadaşlarıma utanarak cevap veriyorum: "yoğun olan işim gücüm değildi tek yoğun olan şey tembelliğim :))) 
Ramazan geldi hoş geldi :)
Bambaşka bir ay bu ramazan ayı yaa sanki insanın içine huzur doluyo... Heleki akşamları bir başka güzel sanki, şıkır şıkır yanan mahyalar... mahallecek gidilen teraviler... ailecek oturulan iftar sofraları... ardı arkası kesilmeyen iftar davetleri... birbirinden nefis yemekler, tatlılar, güllaaaaaaaaaaç.... e tabi bide Sultan Ahmet şenlikleri gitmeden olmaz dimi :) Yardım olsun diye Rabbim havaları serinletti biraz ya o cehennem sıcaklarında olsaydık nasıl dayanırdık? Genede 17 saat aç susuz kalmak çok zor Allah kolaylıklar versin yardım etsin hepimize. Vücüdumuzu susuz bırakmamaya özen göstermemiz gerekiyor. İftarda ve sahurda bol bol su içmek ve sıvı gıdalar tüketmek sağlığımız için faydalı olacaktır. Ramazan sofralarının vazgeçilmezi de olsa tatlıya dikkat etmek fazla tüketmemekte yarar var, hele heleki şerbetli tatlılar onun yerine meyve yemek daha sağlıklı olacaktır. şerbetli şerbetli tatlıları yiyip içinizi ve miğdenizi yakacağınıza soğuk soğuk sulu sulu meyveleri yeyip ferahlamak daha mantıklı değil mi? Ben böyle konuşuyom ya baklavacılar beni topa tutacak, işin aslı ben şerbetli tatlı sevmem ondan böyle rahat rahat konuşuyorum işte :))
sahur yemeklerimizde de soframızdan eksik etmemeiz gereken şeylerden biri haşlanmış yumurtaymış, hem tok tutuyor hem de protein deposu. sahur için genelde kahvaltı tarzı öneriliyor uzmanlarca da. ama ben çevremde duyuyorum biz kahvaltı yapıyoruz deyip patates kızartması yiyorlar :) anacım kızartma miğdenizi yakaaar susatııır...
  * Yemek düzenimizdeki bu ani değişiklik, 
  * uzun süre aç kalıp iftarda hızla ve aşırı yenen yemek,
  * bütün gün yemek hayal ederek büyüttüğümüz aç gözlülüğümüz
  * birbirinden güzel donatılmış iftar davet sofraları,
  * birbirinden leziz tatlılar,
  * "aaaaaa hiçbirşey yemedin ama" şeklinde ısrarcı olan ev sahipleri, 
  * yedikten sonra hemen uykuya yatılan sahurlar,
bunların heeeeeeeeeepsi eşittir KİLOOOOOO
aman hanımlar dikkat hem sağlığınız için hem de bayram ziyaretlerinde "aaa sen kilomu aldın şekerim" şeklinde moralinizi bozacak akrabalarınızdan sakınmak için tedbiri elden bırakmayın :) 


    Ramazan yaza gelince hurmanın da tazesi süsler oldu sofralarımızı, göreniniz bileniniz vardır mutlaka ama bilmeyenler için söylüyorum yukarıdaki resimde görünen taze hurmanın ta kendisi...
   Son olarak sağlığı yerinde olmadığı halde tutmazsam günah olur diye direten anneannenize, babaannenize, dedenize, annenize ve babanıza gözkulak olun. Allah ın sana bahşettiği bedene eziyet edersen daha çok günah olur şeklinde onları ikna etmeye çalışın...
RAMAZAN -I ŞERİFLERİNİZ HAYROLSUN...

26 Haziran 2012 Salı

KAYISILI İRMİK TATLISI

kayısılı irmiik tatlısı
irmik tatlısı

   Bu kadar güzel yemek blokları varken benim tarif vermem abest olacak ama :))
evde yumuşayan kayısıları nasıl değerlendirdiğimi anlatmak paylaşmak istedim. Evet yenmeyince dolapta yumuşayan yemesi keyif vermeyen kayısılarımı atmaya kıyamadım. ne yapabilirim diye bi düşündüm. Aslında yapılabilecek çok güzel şeyler vardı reçel, marmelat, hoşaf, komposto vs. gibi... ama gelin görün ki ben hiç birini sevmiyorum bu yüzden biraz fazla düşünmem gerekti ne yapabilirim diye :D Belki bir tatlı olabilir diye düşündüm, önce robottan çektim püre haline getirdim. Sonrada evdeki malzeme doğrultusunda irmik tatlısı yapmaya karar vermek zorunda kaldım :)
kayısılı irmiik tatlısı
kayısılı irmiik tatlısı
    Önce püreyi şekerle pişirdim, marmelat gibi oldu, yarısından fazlasını bir kenara ayırdım ve kalanın içerisine 1 litreden biraz az olan sütü ilave ettim ve 1 su bardağı irmik ekledim bir pakette vanilya... muhallebi kıvamına gelene kadar pişirdim, iyice koyulunca içerisine bir kaşık margarin atıp eriyinceye kadar karıştırdım sonrada ıslatılmış borcama döktüm. Sıra geldi üzerineee
kenara ayırdığım kayısı marmeletını tekrar ocağa aldım. içerisine bir kase su içerisinde çözdürdüğüm nişastayı ekledim, ışıl ışıl haarika bir pelte oldu. Son olarakta bu pelteyi tatlımın üzerine döktüm. ılındıktan sonra buz dolabına kaldırdım. Akşamda yemekten sonra tadına baktık, sıcakta soğuk soğuk nasıl iyi geldi anlatamammmm...

20 Haziran 2012 Çarşamba

KEÇE MAGNET


 Geçenlerde erenciğimin doğum günü vardı. Bıdık 1 yaşına girdi. Malum ilk doğumgünü özel olur kalabalık herkes çağırılır, öyle kalabalık bir doğumgünüydü. Bebeklere hediye alma konusunda biraz yeteneksizim birde sözkonusu bebek olunca ailelerde çok hassas oluyor haliyle. 
Her oyuncağı oynatmıyorlar her markayı giydirmiyorlar vs vs. o yüzden ne alacağımı bir türlü bilemedim. Zaten bir de düşündüm herkes ya kıyafet ya oyuncak alır gibime geldi. Ben gene kendi kendime en kıymetli hediye elemeğidir dedim ve sıvadım kolları.
Annesinin baykuş sevdiğini duymuştum lafarasında, hiçte baykuşlu bişeyi yoktu. magnetlere de bir türlü doymadığını biliyorum. dedim bende 2 zevkini birleştirip baykuşlu magnet yapayım. Keçelerden bir baykuşla bir bayankuş yaptım. ellerine bir ip tutuşturdum ve gene keçeden kestiğim harfleride minik şirin mandallarla bu ipe tutturdum.  
Tabiki işine arayacak bir eksiğini kapatacak yararlı bir hediye olmadı ama hiç aklına gelmeyecek ve çok hoşuna giden güzel bir jest oldu...

19 Haziran 2012 Salı

100 :)

 Yaz gelmicek yaz gelmicek galiba derken yaz birden geliverdi. Sıcak, rehavet, baygınlık kısacası tembellik :))) çöktü üzerime. Baharla birlikte giriştiğim tadilat, temizlik ve yaz hazırlıklarının ardından yorgun düşünce sıcak rehaveti beni Sevgili "bir kase lezzet" in de nerelerdesin sen diye dürtmesiyle bloğumu ne kadar başıboş bıraktığımı farkettim...
 ilk bloğumu bundan çok sene önce açmıştım ama nasıl bişey olduğunu anlayamamıştım, ne ben kimseyi görebiliyordum nede kimse beni... kendim çaldım kendim oynadım gibi :))) beceremedim ben bunu dedim bıraktım sonra blog işi iyice yaygınlaşınca dedim bir daha deneyeyim bakiim noolcak. bu sefer anladım çözdüm işi ama sefer niye kimse beni izlemiyo oldu derdim derken aaa 1 kişi geldi aa 2 kişi oldu 3oldu 5 oldu 10 olurmu ki derken birde baktım ki bugün 100 olmuş :)) çok mutlu oldum. Bu 100 değerli izleyicime tek tek teşekkür ederim. Ben 100 kişiyle mutlu olurken milyonlarca fanı olan ünlüler ne hissediyo çok merak ettim doğrusu :D gerçi onlar doyumsuz olur kesin falancanın fanları bilmemkaç milyonu aşmış diye hayıflanıyolardır. Zor anacım zor ünlü olmakta zor yazık...

9 Haziran 2012 Cumartesi

HAM AHŞAPLAR

 Dün bir kaç parça şey aldım ıvır zıvır bir kaç eksik tamamladım bunları yaparken kendimden korkuyordum yine birsürü şey yüklenip gelicem diye :)) ama kendimi frenlemeyi çok güzel başardım ben bile hayran kaldım kendime :)) okadar boncukcu dolaştım ve hiçbirşey almadan çıktım. Güzel şeylermi yoktuuuu yoksa ben mi boncuğa doydum bilmiyorum ama gerçekten yeni bişeyler yoktu.
Amaaaaaaa bu 2 ahşap objeyi almadan yapamadım. Bir kutu ve küçük bir tepsi... 
Kutuyu dikiş kutusu yapmak istiyorum. Sevgili mehtapkaya'nın dikiş kutusundan esinlenerek bende yapmak istedim, kendisi çok tatlı bir insan dikiş kutusundaki resimleri çok beğendiğim için benimle paylaşma nezaketinde bulundu tekrar teşekkür ediyorum :) ama ne yalan söyliyeyim  ilk denemem olacağı için zaten heyecanlıydım şimdide bu güzel resimlerle kötü bir iş çıkarmaktan korkuyorum resimlere yazık olacak diye. Dünden beri bi resimlere bakıyorum bi kutuya evire çevire bi hal oldum. Nette dolaşmaktanda başım döndü, çok çok beğendiğim başka resimlerde buldum ama konsept olarak çok farklılar ve bir arada kullanamıyorum ne onlardan vazgeçebiliyorum nede onlardan :)) kafam iyice karıştı. Birde yapılan örenklerden gördüğüm kremrengi zeminler daha hoş oluyor benim boyam beyaz bide ona takıldım şimdi kremrengi boya mı alsaaam? anlaşılan benim dikiş kutusu projesi bir süre daha bekleyecek :(
bir de minik tepsim var bakalım onada bişey beğenemedim. Bu acemi ahşap boyamacıya fikir verirseniz memnun olurum, hertürlü tavsiyeye açığım. Sevgiler...

3 Haziran 2012 Pazar

DANTELLİ AMERİKAN SERVİS

Bu ara pek bi taktım dantellere. Gerçi bunların tam ismini bilmiyorum dantel mi güpür mü fisto mu :)) adı her neyse ben taktım bunlara topluyorum çarşıdan pazardan renk renk desen... biraz fazla toplamışım sanırım bu aralar yaptığım herşeyde bunlardan göreceksiniz sanırım. 
 İlk olarak bu amerikan serviste kullandım. Elastik likralı bir ürün, bunun gibi birkaç tane daha almıştım ama keşke almasaymışım makinede problem çıkarıyor esneyen malzemeler, yine bir sürü cebelleştim çok eziyet oldu bana çoook...
Fotoğraf kalitesi için kusura bakmayın karanlık çıktılar renkler pek belli olmuyor, dantel çok tatlı bir kahverengi hani şu çikolata kahve dediğimizden kenarlarındaki zigziglarda aynı tonda...
foto makinesi benimle inatlaşıyor en sonunda kendini balkondan aşağı attıracak haberi yok.
Bunu bu yaz evlenecek olan bir arkadaşımın çeyizine yaptım umarım beğenir. Daha öncede amerikan servisler yapmıştım ama dantel kullanmayı hiç aklımdan geçirmemiştim, adı çeyiz olunca dantel çağrışım yaptı :)) ama fenada olmadı sanırım siz ne dersiniz? Beğenir mi?

30 Mayıs 2012 Çarşamba

KISSADAN HİSSE

İsteksiz yapılan işten hayır gelmezmiş...
Zoraki yaptığım bir iş vardı nerdeyse bitti oldu ama bişeye benzemedi :(
Yaptığım en kötü şeyi bile bukadar çirkin bulmamıştım. Resmini koymaya utanıyorum o derece :))
Neden böyle oldu anlayamadım?  İsteksizlik bu kadar etkiler mi? 
"sevgimi katmak" gerçekten önemli sanırım :)))

28 Mayıs 2012 Pazartesi

TURKUAZ DAMLA TAŞI TAKIM

      Turkuaz rengini çok seviyorum, doğal taşlara hayranım, turkuaz taşını çok beğeniyorum, damla şeklinde olan taşlara bayılıyorum... 


    Eee bütün beğenilerim bir araya gelmiş bu takımda ne harika değil mi :)) bu taşın (turkuaz taşı - firuze) nazara karşı koruması da cabası...


Eee yaz geliyor gelmekte zorlansa da illa ki gelecek :) giyicez gömlekleri t-şörtleri yakalar bağırlar boş mu kalsın? 


   Böyle şenlendirileyi haketmiyor mu yoksa sizin gerdanınız diye de damar dan bir gireyim ki hemen sipariş verin :))

24 Mayıs 2012 Perşembe

BAYKUŞ VE BAYANKUŞ LU HAVLU

Eveet keçe ile işlediğim baykuş ve bayankuşlarımı bir havluda bir araya getirmeye karar verdim. Keçeyi yeni yeni  kullanıyorum nasıl bir malzeme olduğunu tam bilmiyorum, en çokta yukandıktan sonra bozuluyormu onu merak ediyorum yoksa eski sertlik kıvamını koruyor mu? bu konuda bilgisi olan paylaşırsa çok memnun olurum :)


Gözüme sade geldiği için kırmızı iple renklendirmeye çalıştım havluyu, üstteki parça dursun mu kaldırsam mı bilemedim, komplesine ip yetmedi neyse belki gerisini bulur tamamlarım.
Keçeleri havluya makine ile mi diksem elde mi diksem diye çok kararsız kaldım ama sonra incelediğim örneklerde hep elde dikildiğini gördüm, el dikişindeki bu çarpuk çurpuklukta başka bir sevimlilik katıyor sanki...
Neyse ortaya çıkan bu oldu yorumlarınızı sabırsızlıkla bekliyorum sevgiler...

HUMUS TARİFİ

HUMUS
İsmi lazım değil bir marketin kendi ürettiği nohutlardan alma gafletinde bulundum ucuz diye. Ne kabardı ne şişti ne de pişti... En pahalısından alsam bu kadar pahalıya gelmezdi :) hem o ucuz nohudu pişircem diye saatlerce ocak yakmak zorunda kaldım  hemde yeniden nohut almak zorunda kaldım. napıyım napıyım ben bu minnacık inatçı nohutları naapiyim derken aklıma humus yapmak geldi. Çok severim zaten meze türü şeyleri, belki benim gibi sevenler vardır diye paylaşmak istedim. 


HUMUS
Malzemelerimiz: 

3 su bardağı nohut
1 kahve fincanı tahin
1 kahve fincanı zeytin yağı
1-2 adet limonun suyu
3-4 diş sarımsak
tuz,kırmızı toz biber,kırmızı pul biber


Yapılışı oldukça basit: Bütün malzemeyi robatta püre haline getiriyorsunuz okadar :) 
Sarımsakları ezdikten sonra robota atarsanız daha iyi olur. Böyle haydari gibi yumuşak bir kıvamı olması gerekiyor. Çokta cıvık olmıcak çatalla yenilebilir olmalı. Kıvamını alıncaya kadar nohutun haşlama suyundan ilave edip tekrar robotu çalıştırın. Suyu azar azar ilave edinki kıvamı suluya kaçmasın. Afiyet olsun :)

23 Mayıs 2012 Çarşamba

KEÇE BAYANKUŞ :)

Budaa bayankuşum :) bayan olunca biraz kokoş oldu tabi... 
keçeyle oynamak çok zevkliymiş gerçekten. Şimdi baykuşla bayankuşumu kullanacağım bir proje bulmama geldi sıra aslında aklımda bişiyler var hatta uygulamaya başladım bile diyebiliriz. en kısa zamanda yayınlıcam belki yarın belki yarından da yakın :)

GİZEMLİ ADAYA YOLCULUK yorumu

Bitmek bilmeyen yağmurlu hava hafta sonu da devam edince bizde haftasonumuzu ev keyfinde film izleyerek değerlendirmek istedik. Biri Türk biri yabancı 2 film izledik. 

Gizemli adaya yolculuk yada orjinal ismi ile Journey 2, 2011 yılında vizyona girmiş bir ABD film. Başrollerde Dwayne Johnson, Michael Caine, Josh Hutcherson yer alıyor. Yönetmenliğini ise Brad Peyton ele almış. 
Filmin konusu kabaca; okyanus ortasında varolduğunu düşündükleri gizemli bir adaya önce ulaşmaya çalışıyorlar daha sonrada başlarına gelen esrarengiz olaylarla ulaştıkları adadan kurtulmaya çalışıyorlar...
 Yer yer Avatar ı andıran sahneleriyle tüh bee burasını 3d izlemek vardı dedirten bir yapım olmuş. Eğer siz de benim gibi fantastik bilim kurgu hayranıysanız bu filmi şiddetle tavsiye ediyorum. Filmde en çok büyük hayvanların küçük, küçük hayvanların büyük olduğu fantastiği hoşuma gitti :) küçücük bir fil görmek çok tatlıydı ama bir fil kadar bir arı görmek? :))) Sürükleyici, eğlenceli ve oldukça kaliteli bir film. izlemek isteyenlere güzel seyirler diliyorum...
  İzlediğimiz diğer film ise Tolga Çevik in filmi "sen kimsin" di. Aslında ona değinmek istemiyorum çünkü söyleyebileceğim pek bir şey yok. Emek harcanmış nihayetinde kötü birşey söylemek istemem ama söylenebilecek iyi bir şeyde yok açıkçası. Tolga Çevik e olan hayranlığımdan ötürü izledim ayrıca fragmanı da çok eğlenceli bir film izlenimi veriyordu fakat eğlenceli olan sadece fragmanıymış :)
bana son derece basit sıradan ve sıkıcı geldi espri yoktu izlemeyenlere kesinlikle tavsiye etmiyorum ama hala Tolga Çevik i seviyorum 

KEÇE BAYKUŞ

keçe baykuş
 Hep görüp imreniyordum keçe çalışmalarına... en çokta baykuşlara... baykuş gibi uğursuz olduğuna inanılan ürkütücü bir kuşun keçe çalışmalarında bu kadar sevimli olabileceğini hiç hayal etmezdim doğrusu. Bu yüzden bende imrenerekten bir baykuş denemesi yapmak istedim. O gördüklerim kadar sevimli olmayı başarabildi mi bilmiyorum ama bu da benim baykuşum :)

18 Mayıs 2012 Cuma

DESPERATE HOUSEWIVES FİNAL :(



A.B.D. de 2004 yılında kadınlara yönelik gündüz kuşağı dizisi olarak başlayan Desperate Housewives  gördüğü yoğun ilgi sayesinde gündüz kuşağından kaldırılıp primetime kuşağına yerleştirilmiştir. Kadın erkek herkesin büyük ilgisini toplayan dizi giderek artan hayran kitlesiyle 2012 yılına kadar devam etmiştir. 
Bu kısa tanıtım ne kadar güzel bir dizi olduğunu anlamanıza yetmiştir sanırım :)

Ülkemizde de medyapım tarafından orjinalinden uyarlanarak "Umutsuz Evkadınları" ismiyle kanal D ekranlarında yayınlanmaya başlamıştır. Konular birebir işlense de ne yazık ki aynı tadı vermemektedir (en azından benim için )

Bree Van de Kamp
Suzan Mayer
Sekiz sezonunu soluksuz büyük bir keyifle izlediğim, kimi zaman gülmekten yarılarak kimi zaman salya sümük ağlayarak sanki onlardan biriymişcesine kendimi içinde hissettiğim muhteşem dizi Desperate Housewives ın bugün final bölümünü izledim. Keşke izlemeseydim de izleyebileceğim bir bölümüm kalmış olsaydı...
Gabrielle Solis
Lynette Scavo
Öyle üzgünüm ki bir daha izleyemeyeceğim için. "Kadın olmak" üzerine çok şey vardı bu dizide. ister büyük bir şirketin yöneticisi olsun, ister bir ev hanımı; kadın her yerde önemli... Kimi zaman göstere göstere kimi zamansa hissettirmeden ama hep herşeyi çekip çevirendir kadın. kimi zaman erkeğin arkasındaki güçtür kimi zaman kendi başına bir güçtür ama hep güçlü olmayı gerektirir kadın olmak. Erkeği vezir de eder rezil de...  "kadın eli değmek" diye bir değim vardır:  Dünyanın en iyi dekoratörüne de döşetsen evini bir yuva sıcaklığını hissettiremez sana.Ortalığı toparlayan, ortamı sakinleştiren, sorunları örtpas eden hep kadın olur ama ortalığı içinden çıkılmaz derecede karıştıran da yine ancak bir kadındır :)))


  Dizide birbirinden farklı 4 kadın karakteri vardı hepsinin ortak yanı kadın olması... Aslında bizim kültürümüzle uzaktan yakından alakası olmayan bir yaşam sürselerde 4 karakterin 4ündede kendinizden birşeyler bulmamanıza imkan yok. Başlarına gelen akılalmaz olaylar karşısındaki dirayetleri, azimleri, izledikleri yol çoğu zaman ben neden böyle yapamıyorum diye kendinizi yargılamanıza neden olacak. İzlememiş olanlara şiddetle izlemelerini tavsiye ediyorum ve önlerinde izleyebilecekleri dolu dolu 8 sezon olduğu için izlemeyenleri çoook kıskanıyorum :)
Dizinin başında hepsi birer umutsuz evkadını idi ama dizinin sonunda hepsi imrenilecek bir yerdeydi. Belkide hiçbirisi umutsuz değildi sadece "umut" suzdu... 
Peki ya siz? umutsuz musunuz? umut suzmusunuz? 
Umut herzaman vardır mesele onu görebilmekte...
  

16 Mayıs 2012 Çarşamba

DOĞAL TAŞLI TİTANYUM KOLYE




     Doğal taşları çok seviyorum... kendilerine özgü renkleriyle beni büyülüyorlar. 


Mesela bu modelde gördüğünüz lacivert yıldız taşı: kendinden simli ışıltıları olan harika bir taş şans getirdiğine inanılıyor hatta yıldız taşı yerine şans taşı olarak anıldığı da oluyor. 



   Diğer pembe taş ise kuvarts oda aşk taşı olarak biliniyor. Şansınız ve aşkınız yüksek olsun diye ikisini biraraya getirdim :D




 Bu lacivert ve pembe tonlarındaki taşları ikisinin arasında bir renk olan lila titanyum kurdele ile birleştirdim aradada altınrengi aparatlar kullandım ortaya da bu kolye çıktı nasıl olmuş?

ANNELER GÜNÜ HEDİYEM

mutfak önlüğü


Anneler günü geçeli çok oldu biliyorum ama oydu buydu şuydu derken postu yayınlamakta biraz geç kaldım. Zaten öncesinde de yayınlayamazdım olur da görüverirlerse süprizi kaçar diye :))


İşte karşınızda Anneler günü için anneme ve kayınvalideme kendi ellerimle diktiğim mutfak önlüklerim...


Becerebilirmiyim acaba yapabilirmiyim ki derken yapıvermişim fena da olmadı galiba, çok beğendiler. Ben küçükken hep o bana bişeyler dikerdi şimdi ben ona dikiyorum :)) 




Kolay birşey gibi görünüyor ama aslında beni çok uğraştırdı. her parçasını başka biryerden aldım alışverişi bile baya oyaladı. arkasının fotoğrafını çekmeyi akıl edememişim suyu geçirmesin diye arkasına naylon mutfak önlüklerinden aldım o yüzden o önlüğün kalıbının dışına çıkamadım aslında biraz daha büyük olsun isterdim ama bulabildiğimin en büyüğü buydu. Birşeyi arayınca bulunmaz ya hep... Harfleri tek tek çizmek, onları güzelce kesmek, yavaş yavaş dikkatlice aplike etmek çok uğraştırdı bu kadar oyalayacağını tahmin etmemiştim ama değdi doğrusu... onlardan duyduğum o kadar övgüye her eziyet değer :)

12 Mayıs 2012 Cumartesi

SABUN DEKUPAJI NASIL YAPILMAZ :)

        Böyle yazı gördünüz mü :)) hep bir şeyin nasıl yapıldığı anlatılır ama ben edindiğim acı tecrübeye dayanarak nasıl yapılmaz onu anlatıcam :)) Acı diyorum çünkü çok severek, hevesle, özenerek emek ve itina ile yaptığım dekupaj çalışmam heder oldu ve tekrar yapmak zorundayım ve malesefki tekrarında aynı heves ve sevgiyi hissedemiyorum :((
       Sabuna dekupaj hep yapmak sabırsızlıkla arzu ettiğim bişeydi hatta okadar yapasım vardı ki peçete almayı bile bekleyememiş peçete bulamayınca poşetle yapmaya kalkmıştım hatırlarsanız :)) linki burda poşet dekupajını ahşap tutkalı ile yapmıştım gayette güzel olmuştu. İçimde kalmasın diyerekten bir de peçete ile denemek istedim. transfer tutkalı pahalı diye harcamak istemedim zaten birkaçgün sonra resin kaplama yapacaktım orada lazım olacaktı. Bende geçen sefer yaptım oldu diyerekten yine ahşap tutkalı ile yaptım.
Neyse lafın özü siz siz olun tutkal tutkaldır deyip ahşap tutkalı ile sabun süslemeye kalkmayın yoksa benim gibi söküp yeniden yapmak zorunda kalırsınız...
poşet parlak olduğu için o zaman farkedememişim demekki ama ahşap tutkalı peçeteyi çok matlaştırdı. 
       Aşağıda resimlerini yayınladım fark resimlerde ne denli belli olur bilemiyorum ama okadar büyük fark var ki resimde bile belli olabiliyor yani. Soldaki olması gerektiği gibi transfer tutkalı ile yapılan sağdaki ise ahşap tutkalı ile yapılan. Birisi canlı parlak ve kaygan bir yüzeye sahip diğeri ise soluk mat ve pürüzlü bir yüzeye sahip. Farkı? Farkı fiyatı :))))))))))))))  Transfer tutkalı daha pahalı...

transfer tutkalı
ahşap tutkalı

















dekupajda transfer tutkalı ile ahşap tutkalı farkı
sabun dekupaj tutkalı
Şimdi başlığımızdaki soruyu hep birlikte yanıtlayalım. Sabun dekupajı nasıl yapılmazmış? Ahşap tutkalı ileeeeeeeeeeeeeeee :))))))))

TİTANYUM KOLYE ALTIN SARISI

titanyum kolye altın sarısı


Madem döktüm malzemeleri dağıttım ortalığı dağıttığıma değsin bari demi elimi bulaştırmışken biraz daha birşeyler yapayım dedim. 
   Aslında birçok şey yaptım ama şuan sadece bunları yayınlıyabiliyorum. İş yapmakla bitmiyor ki iş bitirdikten sonra :))  fotosunu çek (zaten lensim bozulmuş problem çıkarıp duruyo) masada çek, olmadı yerde çek, karanlık çıktı bida çek, bulanık çıktı bida çek, yere koy çek, mankene koy çek sağdan çek soldan çek vs. fotoları pc ye at güzellerini seç seçtiklerini etiketle, postunu hazırla yazını yaz fotolarını yerleştir bide fotolar inat etsin senin koymak istediğin yere inatla gelmesin onlarla cebelleş aaaaaah anlatırken bilem yoruldum :))
hepsinin fotosunu çektim ama bunaldım seçip düzenlemek zor geldi şimdi. bi ara elden geçirip hepsini bir postta paylaşmayı düşünüyorum...                                                                     Sevgiler...